Amsterdam Eti ve Fosil Yakıt Reklamlarını Yasakladı
Amsterdam, kamusal alanda et reklamlarını yasaklayarak dünyada bir ilke imza attı. 1 Mayıs 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek düzenleme ile Amsterdam’da hayvan kaynaklı et ürünleri ve fosil yakıt temelli ürünlerin reklamı verilmeyecek.
Sembolik Değil, İklim Kriziyle Mücadele
Amsterdam’ın aldığı karar, Yeşil Sol (GroenLinks) ve hayvan hakları partisi Party for the Animals (Partij voor de Dieren) tarafından ortaklaşa sunulan teklif ile kabul edildi. Kararın sembolik olmadığını belirten Amsterdam Belediyesi, iklim kriziyle mücadeleyi, halk sağlığını ve hayvan haklarını korumayı amaçladığını açıkladı.
Gıda sisteminde yapılan hayvancılığın, toplam sera gazı emisyonlarının %12 ila 17’sinden sorumlu olduğu bilimsel verilerle belirtiliyor. FoodFacts’a göre, hayvanlardan elde edilen et ve süt ürünleri küresel sera gazı salımlarının %14,5’inden sorumlu durumda.
Gıda Sisteminin Dönüşümü İçin Atılmış Dev Adım
Araştırmalar, hayvan kökenli gıdaların bitkisel besinlere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla sera gazı salımı yarattığını gösteriyor. Amsterdam’ın aldığı karar, gıda sisteminden kaynaklanan emisyonları azaltarak, iklim hedeflerine katkı sağlayacak.
Amsterdam’ın uzun vadeli hedeflerine uygun olarak, kent yüzde 50 bitkisel ağırlıkta beslenme hedefliyor. Gıda sisteminden kaynaklanan emisyonların azaltılması için atılan bu adım, diğer Hollanda kentleri tarafından da benimsenmiş durumda.
Yasağa Fosil Yakıt Reklamları da Dahil
Amsterdam’ın getirdiği yeni düzenleme, sadece hayvansal et ürünlerini değil, fosil yakıt temelli ürünlerin reklamlarını da kapsıyor. Ancak yasağın sadece belediye kontrolündeki açık hava reklam alanlarında geçerli olduğu belirtiliyor.
Amsterdam’ın attığı bu adım, gıda talebini dönüştürerek iklim politikalarına destek olmayı amaçlıyor. Hollanda’daki diğer şehirlerin de benzer adımlar atmasıyla, gıda sisteminden kaynaklanan emisyonların azaltılması hedefleniyor.
Türkiye’de Yerel Dönüşümle Mümkün!
Türkiye Vegan Derneği yetkilileri, Amsterdam’ın kararının toplumsal değerlere ve önceliklere ışık tuttuğunu belirterek, yerel dönüşümün kamusal politikalarla mümkün olduğunu vurguluyor. Halk sağlığı uzmanları, belediyeler ve bireylerin işbirliğiyle sürdürülebilir ve sağlıklı beslenme biçimlerinin teşvik edilebileceği ifade ediliyor.